Salı, Aralık 12, 2017
   
Text Size

Iran Seyahati

Arkadaşlar internet imkanım kısıtlı olduğu için ancak parça parça yazıyı tamamlayabiliyorum.

 

Iran hakkında biraz ansiklopedik bilgi vereyim


Para Birimi: Devlet işlerinde para birimi Rial fakat halk Rial yerine Tümen birimini kullanıyor. Örneğin 100.000 Rial fiyat etiketi olan bir ürün 10.000 tümen yani bir 0 siliniyor. Buna alışmak biraz zaman alıyor.
Konuşulan Diller: Ülkenin ana dili farsça fakat 40 milyona yakın Azeri yaşadığından dolayı Azerice ikinci ana dil sayılabilir. İngilizce bilen insan sayısı oranlama yapıldığında Türkiye’den fazladır.
Uçuş Süresi: 3 saat 10 dakika
Saat Farkı: 30 dakika ileri.
İklim-Sıcaklık: Iran çok geniş bir coğrafya olduğundan iklim bilgisini 3 bölge olarak incelemek gerekiyor. Ülkenin kuzeyi tam olarak dört mevsimi yaşıyor ve Karadeniz-Marmara bölgesine benzer bir iklim var. Orta kesimlerde karasal iklim hakim. Güney kesimlerde ise çöl iklimi hakim.
Sağlık ile ilgili Detaylar: Genel bir sağlık problemi yoktur.
Giyim: Gidilecek bölgeye göre kıyafet seçimi değişiklik gösterebilir. Yaz aylarında günlük ince kıyafetler giyilebilir. Kış aylarında kalın manto veya sezonluk montlar giyilebilir
Din: Resmi Din Şii İslam’dır.
Nüfus: 77.176.930 yaklaşık olarak
Voltaj Düzeyi: 220 Volt.
Bahşiş: Bahşiş miktarı size bağlıdır. Beğenilerinize göre % 5 -10 Bahşiş bırakabilirsiniz. Telefon kodu: +98
Voltaj Düzeyi: 220 Volt.
Bahşiş: Bahşiş miktarı size bağlıdır. Beğenilerinize göre % 5 -10 Bahşiş bırakabilirsiniz.  Vize durumu: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından vize istenmiyor.


Meşhed


Iran seyahatime ilk olarak ülkenin kuzey bölgesinde yer alan, Horasan bölgesinin merkezi ve İran’ın 2. Büyük şehri olan Meşhed şehrinden başladım. Meşhed ismi (Meşhed-i mukaddes) yani kutsal şehir demektir. Meşhed tam olarak bir inanç merkezi, burada Şii inancına göre Hz. Ali’nin soyundan gelen 12 imamdan sekizincisi olan İmam Rıza’nın türbesi bulunmaktadır. Meşhedin önemi 16. Yüzyılda Safavi devletinin kurulmasından sonra artmıştır. Bu tarihten önce yalnızca kutsal bir ziyaret yeri olan türbe, Safavi devletinin Şii inancını benimsemesinden sonra önem kazanmıştır. Türbe şehrin kalbi durumunda, her yıl yaklaşık 20 milyon insan tarafından ziyaret edilen bu türbeye gelenler bir Fatiha okuyup dönmek için gelmiyorlar.  Buraya gelen bir Şii yarı hacı olmuş sayılıyor ve ismin sonuna “meşhedi” ekleniyor. Tabi Şiiler aynı zamanda Mekke ye hacı olmak için gidiyorlar. Meşhed de sokaklarda yürürken ıraktan, yemenden, saudi arabistandan, hindistandan ve pakistandan gelen birçok Şii göreceksiniz. Şehirdeki esnafın çoğu Arapça dilini iyi biliyor. Bunun dışında şehirde ciddi bir Azeri nüfusu var dolayısı ile esnaf ile Türkçe anlaşabilirsiniz.

 

Meşhed çok büyük bir şehir olmamasına rağmen metro hattı bulunmaktadir. Ulaşım konusunda çok sıkıntı çekmiyorsunuz.


Meşhed sokakları

 

İmam Rıza Türbesi
Meşhed şehri İmam rıza türbesinin etrafında gelişmiş bir şehir. Şehrin ekonomisi büyük oranda türbeyi ziyaret eden misafirler üzerinden karşılanıyor. Türbe çevresindeki binaların toplu ismi “harem-i motahhar” yani “kutsal çevre yapısı” dır. Tabelalarda “İmam rıza holy shirine” olarak geçiyor. Türbe ve çevresindeki binalar toplamda 75 hektarlık bir alanı kapsıyor. Burada türbe dışında; üç müze, dört cami, on iki avlu, dört giriş kapısı, altı medrese, bir üniversite, çok sayıda kütüphane ve dışarıdan gelen misafirler için yatakhane ve mutfaklar bulunmaktadır.
İmam rıza türbesinde resim çekmek ve video kaydı yapmak yasak. Türbe girişinde çantanızı ve fotoğraf makinenizi emanete bırakıp içeri girebiliyorsunuz. Emanet oldukça güvenli içiniz rahat olsun ama yinede paranızı yanınıza almanızı tavsiye ederim. Cep telefonunuzu yanınıza almanıza izin veriyorlar dolayısı ile abartmadan birkaç tane fotoğraf çekebilirsiniz. Yalnız fotoğraf olayını fazla abartmayın çünkü türbe içinde görevliler var. Bu görevliler ellerindeki tuğlu çubuk ile türbe içinde uygunsuz hareket edenleri uyarıyorlar tabi bu uyarma sadece omzuna hafif bir dokunma seklinde. Kendisine dokunulan kişi toparlanıyor ve kendine geliyor çünkü burada çok farklı bir atmosfer var. Türbeye gelen insanlar ağlıyor kendini yerden yere vuruyorlar. Türbeye dokunmak ve öpmek için birbirleri ile yarışıyorlar. Burada genç yaşlı demeden insanların bir köşede ağladığını ve ağıt tuttuğunu göreceksiniz. Ayrıca anons sisteminden de sürekli olarak kuran-ı kerim okunuyor ve vaaz veriliyor. Açıkçası bir ara bende kendimi kötü hissettim etrafımda o kadar insan yas tutunca benimde içimden ağlamak geldi. Türbe içindeki atmosfer anlatılmaz yaşanır şekilde dolayısı ile İran’a gittiğinizde mutlaka imam rıza türbesini ziyaret etmenizi öneririm. Türbeye sadece Müslüman olanlar alınıyor dolayısı ile Müslüman olmayan bir turist içeri giremiyor. Eğer Avrupalı bir tipiniz varsa nereden geldiğinizi ve Müslüman olup olmadığınızı soracaklardır.

 

 

Şehrin yasta olduğunu gösteren siyah bayraklar.

 Imam rıza kompleksinin giriş kapılarından birisi.

 

 

Meşhed de bütün bayraklar siyahtır. Sebebi Hz. Hasan ve Hüseyin'in şehit edilmesidir. Bu şehir hala onların yasını tutmaktadır. Arka planda Emir Timur tarafından yaptırılan Gövher Sultan camisi bulunmaktadir.

 

İmam rızanın türbesi gümüş duvarlar ile kaplanmış şekilde. Insanlar türbeye dokunabilmek için birbirleri ile yarışıyorlar.

 

Imam hümeyni ve hatemi. Hümeyni bildiğiniz gibi islam devriminin baş mimarı ve iran islam cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanıdır. Hatemi ise ülkedeki aşırı sert rejimi biraz olsun yumuşatabilmiş cumhurbaşkanıdır. Bu yüzden Iran da çok seviliyor. Resimlerini her yerde görmeniz mümkün.


Merkez, Halı ve Kuran-ı Kerim müzeleri
Merkez, Halı ve Kuran-ı kerim müzeleri İmam rıza kompleksinin içinde yer alıyor. Dolayısı ile müzelere giriş yapabilmek için üzerinizdeki eşyaları emanete bırakıp daha sonra müzeye giriş yapabiliyorsunuz. Müzeleri bulmak için görevlilerden sorabilirsiniz veya “information” yazan yerden harita alıp kendiniz bulabilirsiniz. Benim gittiğim dönemde sadece merkez müzesi açıktı bu yüzden diğer müzeler ile ilgili sizi bilgilendiremeyeceğim.
Merkez müzesi 4 kattan oluşuyor ve her katta farklı eserler sergileniyor. 1. Katta Pullar ve geçmiş döneme ait paralar sergileniyor. 2. Katta İmam rıza kompleksinin tarihini anlatan resimler ve eserler bulunuyor. 3. Katta görsel sanatlar, deniz kabukluları ve dondurulmuş deniz hayvanları sergileniyor 4. Katta ise Astronomi enstrümanları, saatler, silahlar, porselenler ve madalyalar sergileniyor. Merkez müzesinde fotoğraf çekimi yasak fakat bazı ziyaretçiler fotoğraf çekimi yapıyor. Ben görevlileri zor duruma düşürmemek adına fotoğraf çekmedim. Müze eserler bakımından çok doyurucu olmasa bile Meşhed de görülmesi gereken yerlerden biri olarak düşünülebilir.


Müze içinde resim çekmek yasak olduğu için sadece giriş kapısının resmini çekebildim.

Antropoloji müzesi
Antropoloji müzesi İmam rıza türbesinin hemen yanında yer alıyor fakat burayı bulmak için turist bilgi masasından harita almanız iyi olur. Sanıyorum ki bir hamam binasından müzeye çevrilmiş olmalı. Müze girişi ücretli fakat pahalı değil (5000 Rial) içeride resim çekmek yasak fakat kapıdaki görevli flash kullanmadan birkaç fotoğraf çekmeme izin verdi. Müzedeki duvar resimleri gerçekten büyüleyici içindeki eserler açısından çok ilgi çekici olmasa bile sadece duvar resimleri için bile ziyaret edilebilir.

 

 

 

 

 


İmam rıza pazarı
İmam rıza pazarı, türbeden yürüyerek 5 dakika sürüyor. Pazar oldukça büyük tamamını gezmeniz 3-4 saatinizi alacaktır. Pazar iki uzun koridordan oluşmaktadır. Dükkanlar sağlı sollu şekilde sıralanmıştır. Pazarda genel olarak takılar, eşarplar, tatlılar, parfümler, elbiseler ve Meşhed in dünyaca ünlü safran’ı bulunmaktadır. Safran çok pahalı olduğu için gram ile satılmaktadır. Yemeklere ayrı bir güzellik veren safrandan birkaç gram almanızı öneririm fiyatı yaklaşık 80.000 Rial. Meşhede gelip de bu pazarı gezmezseniz tabi ki geziniz eksik kalacaktır.

Pazarın girişi

Meşhed de ne alınır sorusunun birinci yanıtı Safran'dır.

Irandaki kokular başınızı döndürebilir. Esanslar gerçekten çok güzel.

 

Safran pahalı olduğu için resimdeki gibi paketlerde 1-2 gr şeklinde satılıyor.


Nadir şah anıtı ve müzesi
Nadir şah 1736-1747 yılları arasında hüküm sürmüş askeri dehası ile Napolyon ve büyük İskender ile bir tutulan Afşar Türklerinden olan bir Iran şahı dır. Şah olduğu dönemlerde Osmanlı ve Babür devletlerine yaptığı başarılı seferler ile İran’ın en yetenekli askeri dehası olarak kabul edilir. Türbesi Meşhed şehrindedir. Türbenin yanında askeri silahların sergilendiği bir müze bulunmaktadır. Müzenin girişinde 1591 İspanyol yapısı bir top bulunmaktadır. Bu top’un buraya nasıl geldiği bilinmemektedir.

 

 

Müzenin içinden görünüm.

 

Müzenin yanında el sanatlarının sergilendiği ve satıldığı dükkanlar

Taş işçiliği hediyelik ürünler. 

 

Tahran


Tahran hem Tahran eyaletinin başkenti hem de Iran İslam Cumhuriyetinin başkentidir. Şehrin nüfusu yaklaşık 15 milyondur. Tahran ismi Farsçada “sıcak yer” anlamına gelmektedir. Gerçektende yaz aylarında oldukça sıcak oluyormuş. Ben eylül-ekim aylarında gittiğim için sıcaklık normal seviyelerdeydi. Tahran şehri oldukça dağınık yani şehir geniş bir alana yayılmış evler genel olarak tek katlı veya iki-üç katlı olarak yapılmış. Şehrin bir ucu ise Elbruz dağının eteklerine kadar çıkmış. Şehir merkezinde ilgimi çeken bir nokta ise yapılan bazı binalarda çelik karkas kullanılmasıydı ve bu binalar çok yüksek değil 3-4 katlı binalardı yani yeni bina yapımında çelik kullanılıyor bu da betondan hem daha ucuz, hem daha uzun ömürlü, hem de depreme karşı daha dayanıklı bina demek oluyor.  Şehir merkezinin dışında halkın kendi imkanları ile yaptığı yapılar pişmiş tuğladan yapılıyor ve bu tuğla sarı renkte uzaktan bakıldığında tarihi bir görüntü yaratıyor. Tahran şehrini kabaca güney ve kuzey olarak ayırabiliriz. Kuzey kısmı elbruz dağının eteklerinde bulunan bölge ve genel olarak yüksek gelirli kişiler bu bölgede yaşıyor. Güney kısım ise biraz daha varoşu andırıyor. İran’a gelip de Tahranı görmezseniz bu gezi biraz eksik kalmış olur.
Eğer Tahrana gitmeye karar verdiyseniz otelinizi İmam Humeyni meydanına yakın bir otelden seçerseniz şehir merkezinde görülmesi gereken birçok yeri yürüme mesafesinde gezebilirsiniz.


Bazaar-ı Bozurg (Kapalı çarşı)
Kapalı çarşı İstanbul’da ki kapalı çarşıdan biraz daha büyük ve sadece turistlerin değil bütün halkın alışveriş yaptığı bir pazardır. Pazarın içi oldukça kalabalık herkes bir telaş içinde. Sürekli hamallar oradan oraya bir şey taşıyorlar ve oldukça dikkatsizler bu yüzden çarpmamaya özen gösterin. Pazarda genel olarak aynı ürünleri satan satıcıların bir arada bulunuyor. Bakırcılar, Düğmeciler, Şekerciler, Halıcılar, Dini eşya satanlar ve aklıma gelmeyen onlarca çeşit ürünü bu pazarda bulabilirsiniz. Pazar dini bayramlar dışında kapanmıyor fakat Cuma günleri öğlene kadar çalışıyor. Bu yüzden benim tavsiyem Iran tatilinizi Cuma gününü orada olmayacak şekilde planlayın çünkü Cuma günü her yer kapalı veya öğlene kadar açık olduğundan fazla bir şey göremiyorsunuz. Pazarın bazı kısımları oldukça otantik kendinizi orta çağda bir pazarda yürüyor gibi hissedebilir siniz. Pazarın geçmişi 1000 yılı aşkın süre olmasına rağmen günümüzdeki hali 200 yıllık. Tabi gezdiğinizde bazı kısımlarda revizyonlar yapıldığını görüyorsunuz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pazarın ortasında Imam Hümeyninin camisi bulunmaktadir.

Imam hümeyni camisinin giriş kapılarından birisi toplamda 4 kapısı bulunmaktadır.

 

 

 Bu ikili davul zurna çalarak gidiyor bahşiş topluyorlar amacanı tam olarak anlayamadım.



Shahr Park (Şehir Parkı)
Şehir parkı İmam Humeyni meydanına çok yakın bir konumda bulunuyor. Benim gibi şehir içindeki turistlik yerleri yürüyerek gezenlerdenseniz, bu park dinlenip soluklanmak için oldukça ideal bir yer. Parkın içinde sadece kuşlardan oluşan küçük bir hayvanat bahçesi bulunuyor. Iranlılar’ın gerçekten bizim gibi kuşlara özel bir ilgilisi var. Kuş yetiştiriliciği oldukça popüler. Bunun dışında parkın içinde birkaç restoran, barış müzesi ve küçük bir konferans salonu bulunuyor. Aynı zamanda şehirdeki bazı etkinlikler yine bu parkın içinde gerçekleştiriliyor.

 

 

 

 

Malek Muzesi
Yazılacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bagh Melli
Yazı eklenecek

 



Barış Müzesi
Şehir parkının içinde bulunan barış müzesine giriş ücretsiz. Müzede insanlık tarihindeki ilk savaş olan Adem ve Havva hazretlerinin oğullarından Habil ve Kabil’in birbiri arasındaki savaştan başlayarak (Kabil, Habil’i kıskandığı için onu öldürmüştür) günümüze kadar gelen savaşları konu almaktadır. Genel kanı olarak Iran devleti her ne kadar savaş isteyen bir devlet olarak görülse bile, İran halkı kesinlikle barıştan yana. Onların tek isteği ambargonun kaldırılması ve refah seviyesinin yükselmesi. Bundan sebeptir ki okullar öğrencilere her yıl bu müzeyi gezdiriyor ve Irak-Iran savaşında ayaklarını kaybeden bir gazi, savaşın kötü bir şey olduğunu çocuklara anlatıyor. Iranda yapılan bu savaştan dolayı Irak halkına karşı bir öfke yok. Onların öfkesi daha çok Saddam ve onu savaşmaya teşvik eden ayrıca mühimmat tedarik eden Amerika Birleşik devletlerine karşı. Benim görüşüm bu müzeyi mutlaka gezin ve çıkışta hatıra defterine bir şeyler karalayın.

 

Yukarıdaki resimde görülen silindir dünyanın ilk insan hakları bildirgesinin bir kopyasıdır. Orjinali herzaman olduğu gibi malesef ait olduğu yerde değil sömürücü emperyalist ülkelerin başını çeken İngilterenin British müzesinde bulunmaktadir. Silindir 1879 yılında Asur bilgini Hormuzd Rassam tarafından Babil'deki Marduk tapınağında bulunmuştur. Metin ozamanın resmi yazışma dili olan Akadça çivi yazısı ile yazılmıştır. Bu tableti hazırlatan M.Ö. 579-526 yıllarında yaşamış Pers imparatorluğunun kurucusu kabul edilen 2. Kurus'tur. Tablette yazılanlar aynen şu şekilde dir.

"Ben, dünyanın kralı, büyük kral, güçlü kral, Babil kralı, Sümer ve Akad kralı, dört çeyreğin kralı, büyük kral, Ansan kralı Kambis'in oğlu, büyük kral, Ansan kralı Teispes'in ebedi kraliyet soyundan gelen Kiros'um. Babil'e barışçı bir şekilde girdiğimde kraliyet sarayına yerleştim. Zevkler ve mutluluklar ortamına. Büyük efendimiz Marduk bana, Babil'i sevdiren yüce bir kalp bahşeyledi. Günlük işlerimle bu cömert kalbim bana yol gösteriyor. Büyük ordum Babil'e kan dökmeden yürüdü; kimsenin Sümer ve Akat halklarını korkutmasına izin vermedim. Babil'in ve tüm kutsal merkezlerinin iyiliğini aradım. Nabonide'in (Son Babil kralı) ona yüklediği ve ne tanrıların istediği, ne de halka yakışan angaryaya son verdim. Bezginliklerini ortadan kaldırdım, onları özgürlüklerine kavuşturdum. Büyük efendimiz Marduk, icraatlarımdan hoşnut kaldı. Beni kutsadı..."

Büyük Kiros silindirde daha sonra halka can, mal, namus güvencesi verdiğini, dil, din özgürlüğü tanıdığını, kimsenin inancına karışmadığını, her türlü inanca saygı gösterdiğini, ırk ayrımcılığını ortadan kaldırdığını, yöneticilerini seçme hakkı tanıdığını, devletler arasındaki anlaşmazlıkların barışçı yollardan çözümü için uğraştığını anlatıyor. 

 

 

 

 

 

Müze sürekli olarak öğrenciler tarafından okulların düzenlediği organizasyonlar ile ziyaret ediliyor. Müzede görevlilerden biri Iran-Irak savaşında iki ayağını kabetmiş bir savaş gazisi. Çocuklara şiddet ve savaşın nekadar kötü olduğu hakkında bilgiler veriyor.

Cam ve Mozaik Müzesi
Cam ve Mozaik müzesi tarihi bir binaya konuşlandırılmış geçmiş dönemlerden günümüze cam sanatının geldiği noktayı gösteren oldukça zengin bir müze. Giriş ücretli fakat 27 Ekim Turizm günü olduğu için birçok müze girişi ücretsizdi. İmam Humeyni meydanına yakın olduğu için yürüme mesafesinde gezilebilecek güzel bir müze. Gitmenizi tavsiye ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Mücevher Müzesi
Bu müze dünyadaki mücevher uzmanlarına göre dünyadaki en değerli mücevherlerin sergilendiği müze dolayısı ile bu özelliği ile insanda merak uyandırıyor. Müzede geçmişden günümüze pers imparatorluğundaki en önemli hazineler burada. Müze girişi ücretli ve diğer müzelere göre biraz daha pahalı, fakat 27 Ekim Turizm günü olduğu için müze ücretinin %50 sini ödedim. Müzeye fotoğraf veya video kaydeden herhangi bir cihazla girmek yasak. Müze Iran merkez bankasının kasasında dolayısı ile hiç maceraya girmeyin başınıza ciddi bela alırsınız. Müze girişinde x-ray cihazından geçiyorsunuz ayrıca üzerinizde arama yapıyorlar. Müze girişinde emanet var üzerinizdeki her şeyi emanete bırakıp o şekilde müzeye giriyorsunuz. Müzede neler var diye sorarsanız; Dünyanın en büyük pembe elması derya-ı nur ( Işığın denizi), Nadir Şah’ın 26.733 değerli taş kullanılarak yapılmış tahtı, 51.366 değerli taş kullanılarak yapılmış dünya küresi, inciler, pers krallığına başka ülkeler tarafından hediye edilmiş değerli mücevherler, pers krallarının kullandığı taçlar ve sayısız değerli taşlar. Kısacası mücevher uzmanlarının bile değer biçemediği değerli madenler bu müzede. Kesinlikle gidip görün.

Ulusal Müze
Tahranda görülmesi gereken yerlerin başında Ulusal Müze gelmektedir. Köklü bir geçmişi olan Perslerin gururla sundukları (İslam rejimi hariç) tarihi geçmişlerinden gelen eserler bu müzede sergilenmektedir. Müzenin ilginç bir mimarisi bulunmaktadır. Müze girişi ücretli. Cuma günleri öğlene kadar açık daha sonra kapanıyor.

 

 

 

 

 

 Akamenid imparatoru I. Dairus

 Akamenid imparatorluğunun bölgelerinin gösterildiği harita.

 Perspolis

 

Salt Man yani tuz adam 1993 yılı kışında İranın güneyindeki Chehrabad şehrinin Hamzello köyünde tuz madenini işçileri tarafından bulunmuş. Bulunduğu bölgede bazı vucut parçaları, bir ip parçası, bir ceviz, sapan, gümüş bir iğne, değirmen taşı ve deri bir çizmenin içindeki ayakta bulunmuş. DNA incelemelerine göre 1700 yıl önce yaşamış ve kuvvetle muhtemel cinayete kurban gitmiştir. Ceset 37 yaşında ve kan gurubu B+ olarak belirlenmiş. Kullağındaki altın küpeden yüksek rütbeli biri olduğu düşünülüyor. Ceset tuz madeninde bulunduğundan dolayı çürümemiş kurumuş dolayısı ile doğal mumyalama işlemi gerçekleşmiş.

 

Azadi Meydanı
Azadi meydanı irandaki en populer anıtlardan biri olan Azadi Monoumentini de içinde bulunduran yaklaşık xxx hektar alana kurulu bir meydandır. Meydanın merkezinde Azadi anıtı bulunmaktadır. Bu anıt Iranın kuruluşunun 7000 yılı dolayısı ile inşa edilmiştir. Anıtın yüksekliği XXX mt dir. Ayrıca içinde bir müze bulunmaktadır. Benim gittiğim saatte müze kapalı olduğu için gezemedim. Tehran’a gidipte Azadi Anıtını görmeden ve orada fotograf çekilmeden dönmeyin.

 

 

 



Milad Tower
Tahran'da elbruz dağının eteklerinde şehrin bir çok noktasından görülebilen Milad Tower iran mühendisliğinin nekadar gelişmiş olduğunu göstermektedir. Tamamen yerli kaynaklar ile yapılan kulenin yapımı 2009 yılında tamamlanmış ve yaklaşık 10 yıl kadar sürmüş. Yüksekliği 435 mt olan kule dünyanın en uzun 6. televizyon kulesi ünvanini taşımaktadir. Kulenin altında bir AVM bulunmaktadir. Yılın her döneminde çeşitli sanat etkinlikleri düzenlendiğini öğrendim. Benim gittiğim dönemde Iranlı bir fotografcının sergisi vardi. Eğer kulenin tepesine çıkmak istiyorsanız ücretli fakat kesinlikle denemenizi öneririm Tahranı kuş bakışı görme imkanınız olacak ayrıca üst katta çeşitli el sanatları satışı yapılmaktadir. Tahran'da gezilmesi gereken yerlerin başında gelmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Tochal Tele-Kabin
Tochal tepesi 3957 mt yüksekliği ile bir çok dağcı tarafından tırmanılmak istenen bir tepe aynı zamanda çölün ortasında mükemmel bir kayak deneyimi sunuyor. Dünya kayak merkezlerinin yüksekliği bakımından 4. sırada yer alan Tochal compleksi ziyaretçilerine hem yaz aylarında hemde kış aylarına güzel deneyim sunuyor. Bu yüzden Iran'da bir çok dağcı ve treking sporu ile uğraşan insanla karşılaşa bilirsiniz. Hatta gezi araştırması sırasında yazıştığım bir kaç kişiden tepeye beraber tırmanış yapma daveti aldım ancak ekipman ve kondisyon olarak hazır olmadığım için bu teklifi geri çevirmiştim. İyi ki geri çevirmişim çünkü teleferik ile kolayca çıkılabiliyormuş. Iran da teleferiğe tele-cabin deniyor. Tochal teleferiği ise 7 istasyonu ve 7.5 km mesafesi ile harika bir deneyim sunuyordur eminim, malesef benim gittiğim gün teleferik çalışmıyordu. Bu yüzden hakkında onlarca yazı okuduğum bu deneyimi yaşayamadım. Ancak teleferiğe binenlerden öğrendiğim kadarı ile oldukça zevkliymiş. Dediğim gibi teleferiğin 7 istasyonu bulunmakta ve hangi istasyona kadar gitmek istiyorsaniz okadar bilet almanız gerekiyor. Fiyatlarda istasyon sırasına göre artıyor. Örneğin 1. istasyon 1.000 Rial / 2. istasyon 2.000 Rial /3. istasyon 5.000 Rial şeklinde. Tabi ben bu fırsatı yakalayamadığım için 2. istasyon olan 2480 mt kadar yürüyerek çıktım. Yinede Tahran'i tepeden seyretmek güzel bir deneyimdi. Yürüyüş esnasında tanıştığım 2 Iranlı ile hem sohbet hemde yürüyüş yaparak toplamda 4 saatte parkuru tamamladık.

 

 

 

 

Teleferik merkezinin olduğu bölgeye direk taksi ile gidemiyorsunuz. Bir yere kadar taksi ile gidip kalan yolu toplu ulaşım (otobüs) ile veya benim yaptığım gibi yürüyerek gitmeniz gerekiyor. 

Yürüyüş esnasında tanıştığım bu bayanın adı Gülizar. Kendisi Azeri asıllı. Iki günde bir buraya gelip bölgedeki kedi ve köpekleri aldığı tavuk ve etlerle besliyor. Biraz sohbet etme imkanımız oldu kendisine kaç yıldır bu şekilde geldiğini sordum yaklaşık 7 yıldır buraya yaz-kış gelip bu hayvanları besliyormuş. Hatta bir kaç yıl önce kar da ayağı kaymış düşmüş ve bir ayağı kırılmış iyileştikten sonra buraya gelmeye devam etmiş. Belki sizde Gülizar anne ile karşılaşıpsohbet edebilirisiniz

 

 

 

 

 

 

 

 



Derbend
Tahran da bir mersire yeri olan Derbend özellikle yaz aylarımda Tahran'in sıcağından kaçanların uğrak noktalarından birisi. Derbend'e ilk girişte sizi pestil, turşu, hurma ve çeşitli reçel satıcıları karşılıyor akabinde sağlı sollu sıralanmış bir çok kebabcı bulunmaktadir. Daha yukarıda ise Darekeh isimli bir köy ve yürüyüş parkuru varmış tabi akşam vaktinde gittiğim için çok yükseklere gidemedim. Eğer Tahran'a yaz aylarında gittiyseniz şehir uzağında Derbend'de birşeyler yemek ve dinlenmek için gidebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

İsfahan


İranda gezdiğim şehirler arasında eğer bir sıralama yapmam istenseydi İsfahan kesinlikle birinci sırada olurdu. Şehrin içinden geçen Zayende Ruh nehri şehre öyle bir hava katıyor ki sanki bütün şehir bir yürüyüş parkuru havasında. Isfahan'ın iklimi oldukça ılıman ve bu ılıman hava insanlara da yansımış durumda. Tabi bu kadar güzelliği bir arada bulunduran şehir tarihde bir çok devlet tarafından alınmak istenmiş. 7. yüzyılda arapların hakimiyetine geçmeden önce Sasani devletinin elinde bulunan Isfahan 11. yüzyılda selçuklu devletinin hakimiyeti altına girmiştir. 1241 yılında moğolların dünyayı kasıp kavuran işgalinden de nasiplenen Isfahan, 1388 yılında Emir Timur tarafından işgal edilmiştir. 15. yüzyıla gelindiğinde ise güçlenen Safavi devleti Şah Abbas önderliğinde Isfahan'ı düşmanlardan temizlemiş. Osmanlı devletini ise Tebriz'e kadar çekilmek zorunda bırakmıştır. Daha sonra ise Başkent yaptığı Isfahan'a imar çalışmalarını başlatmıştır. O dönemde 600 bin nufusu ile dünyanın en büyük şehri olan İsfahandaki tarihi yapıların bir çoğu bu dönemde Şah Abbas önderliğinde 15. yüzyılda yapılmıştır. Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi 100 yıl sonra Isfahan Afganlar tarafından işgal edilen Isfahan daha sonra kurtarılmış ancak 1916 yılında kuzeyden gelen Rus akıncılarına karşı koyamamıştır. Günümüzde Isfahan Iran'ın 3. büyük şehri konumundadır. Toprakları bakımından verimli olan Isfahanda bir cok meyve ve sebze yetismektedir. Bir çok gezilecek görülecek yeri bulunan Isfahan'a en az 2 gün ayırmanızı öneririm.

Imam meydanı (Nakş-ı Cihan meydanı)
İsfahanda gezilecek yerlerin başına Imam meydanı geliyor. Yapıldığı dönemde dünyanın en büyük meydanı konumunda iken şu an 23. sıradadır. Boyu 512 mt eni 163 mt dir. Dünyaınn en büyük şehir meydanı ise Çindeki şangay meydanıdır. Imam meydanı 1612 yıldında Isfahan şehrinin imarı Şah Abbas tarafından yaptırılmıştır. Asıl adı nakş-ı cihan "dünyanın nakşı" olan meydan islam devriminden sonra Imam meydanı adını almıştır. Imam meydanı tek başına bir meydandan çok bir komplex olarak düşünülebilir çünkü hemen yanında kapalı çarşı, ali gapu sarayı, şeyh lütfullah camisi ve imam camisi bulunmaktadir. Dolayısı ile yapıldığı dönemde burasi ilmi, siyasi ve ekonomik olarak şehrin merkezi konumundaydı günümüzde ise hala bu özelliğini koruyor. Meydanın giriş kapıları da bu özelliğe göre isimlendirilmiş. 4 giriş kapısı bulunan meydanın kapılarının isimleri ekonomik kapı, siyası kapı, ilmi kapı ve dini kapıdır. Benim tavsiyem bu kompleksin içinde haritanızı kapatın ve kaybolun çok farklı deneyimler ve gözlemler yapabilirsiniz.
Bazaar ve Kayseriye kapısı
Imam meydanından kapalı çarşıya geçiş yapılan kapıdır. Süslemeleri ve çini işçiliği hayranlık yaratacak güzelliktedir. Kayseriye kapısından pazara girdikten sonra gezmenin en iyi yolu kaybolmaktadır. çünkü pazar okadar büyük ki harita ile gezmek oldukça zor. Pazar aynı Tahrandaki pazar gibi çeşitli meslek kollarına göre ayrılmış ve şehirde yaşayan insanlarda buralardan alışverişlerini yapıyorlar. Pazar turistlerden çok yerel halka hitap ediyor denilebilir. Pazarın meydana yakın olan kısımlarında kiralar daha pahalı olduğu için alışveriş yaparken mutlaka biraz daha uzak noktalarda da fiyat araştırması yapın. Örneğin hediye almak istediğim bir çantanın meydanın yanındaki bir dükkanda fiyatı 55 Tumen di. Pazarın biraz daha ilerisinde bir dükkanda aynı çantayı 27 Tumen indirimle 25 Tumen'e aldım. Yarı yarıyadan bile daha az. Defolu olabilir mi diye şüphelendim ve satıcıya sordum neden arada bukadar fark var diye. Bana ben onun yarısından az kira ödüyorum ve daha uygun fiyata satabiliyorum dedi. Dolayısı ile aklın yolu bir mutlaka bir kaç yerden fiyat alın ve indirim isteyin. İkinci önemli konu ise eğer bir dükkanda fiyat etiketi yoksa oradan alışveriş yapmayın. Çünkü çifte fiyat (yerel turist ayrı fiyat) uygulamasına maruz kalabilirsiniz. Bu noktalara dikkat ederek pazarın tadını çıkartın.

Şeyh Lütfullah Camii
Sanırım dünya da gezdiğim en güzel camiilerden birisi olsa gerek Şeyh Lütfullah camisi. Çini işçiliğinin en üst düzeyde sergilendiği turkuaz mavisi rengi, kubbesinin güzelliği ve mihraptaki işlemeleri ile eşşiz bir güzelliktedir. Yapımı tam 17 yıl sürmüştür. Bu güzel yapı Şah Abbasın çok değer verdiği din öğretmeni ve kayın pederi olan Lübnan asıllı Şeyh Lütfullahın onurura yaptırılmıştır. Okadar önemlidir ki caminiin mihrabının kabe'ye dönmesi için meydan 45 derecelik bir açı ile inşa edilmiştir. Bu cami daha çok Şah Abbas tarafından kişisel ibadetleri için kullanılmıştır. Günümüzde ibadetten çok turizme katkı vermektedir dolayısı ile girişi ücretli ancak bu cami de göreceginiz güzellik karşısında ödediğiniz ücretin pek önemi yok.

Imam camii
Şeyh Lütfullah camisinden aşağı kalmaz güzelliği ile dünyanın sayılı eserleri arasında yer almaktadir. Aynı zamanda Şeyh Lütfullah camisinden farkli olarak halkın ibadet edebilmesi amaci ile yapılmıştır. Cami Şah Abbas tarafından yaptırılmış olup, yapımına 1612 yılında başlanmış 1638 yılında tamamlanmıştır. Girişinde harika bir çini işçiliği vardır. Turizim amaçlı girişi ücretlidir. İbadet etmek isteyenlerler için giriş serbest.

Ali Gapu sarayı
Türkçe ismi ile Ali kapısının yapım amacı Imam meydanında gerçekleştirilen organizasyonların şahlar tarafından izlenmesi ile yapılmıştır. Yapıldığı dönemde Iran daki en yüksek bina olma özelliğini taşıyormuş. Benüm bulunduğum dönemde restorasyon çalışması olduğu için bir çok kat kapalıydı bu yüzden fazla inceleme fırsatım olmadı. Eğer Imam meydanına biraz yüksekten bakmak isterseniz görmenizi tavsiye ederim.

Chehel Sutun sarayı (40 sutun sarayı)
İsfahan sehayatinde şüphesiz uğranılması gereken noktalardan birisidir. Girişi ücretli ancak ücretini sonuna kadar hak ediyor diyebilirim. İşin en ilginç yanı adı 40 sütün sarayı olduğu için 40 tane sütünlu bir bina göreceğinizi düşünüyorsunuz. Gittiğimde hemen sütunları saydım 18 sütun vardı. Gerçeği az ilerideki duvar yazısından öğrendim. Giriş bölümündeki iki sutun ile toplamda 20 sütün varmış ve aynalardan yansıyan sütünlar ile 40 sütun sayılıyormuş ancak ben yinede 40 sütün sayamadım. Başka bir kaynakta ise sarayın hemen önündeki havuzdaki yansımalar ile 40 sütün olarak sayıldığı yazıyordu bu olasılık biraz daha yüksek gibi yinede sütün sayısına çok takılmaya gerek yok. Çünkü asıl güzellik sarayın içindeki duvar resimlerinde. Yapıldığı dönemin önemli olaylarını yansıtan duvar resimleri sanki tarihi tekrar yaşatıyor. Saray Isfahan şehrinin mimarı Şah Abbas tarafından 1650 yılında yaptırılmış. Aradan 364 yıl geçmesine rağmen hala güzelliğini koruyor.

İran'in kendi kaynakları ile ürettiği Zamyad kamyonet.

 

Kaynaklar


Kurus Silindiri

http://www.ibna.ir/tr/doc/report/184149/29-ekim-d%C3%BCnya-b%C3%BCy%C3%BCk-kiros-ve-silindiri-g%C3%BCn%C3%BC

English French German Italian Portuguese Russian Spanish